İSFALT, İstanbul ve Türkiye asfalt endüstrisine önemli uygulamaları öneriyor!
Bu yazıda öneri olarak aşağıdaki yaklaşımlar ileri sürülmektedir: Öncelikle farklı asfalt modifiyerlerin kaplamaların ultra ince kaplama olarak inşa edilmesi ve ekonomi sağlanması noktasında kullanılması yakın planımızdadır. Bu uygulamaları yaygınlaştırmak istiyoruz. Geleneksel kaplamalarda ise sentetik fiberlerin daha yüksek RAP başarımları için ve tabaka kalınlığı azaltılabilmesi için de uygun olacağını belirtmek gerekmektedir. Su hasarının değerlendirilmesinde oluşan karışım ve deneysel süreç kaynaklı hataların azaltılarak bakım ve onarım giderlerinin azaltılabilmesi hedeflenmelidir. Su hasarı değerlendirmesi son derece kompleks bir konudur. İstanbul’daki agrega temini sorunu karşısında, TMA kaplamalarda ve geleneksel kaplamalarda daha yüksek RAP oranlarını yakalayarak bu yönlü diğer bir fayda oluşturmak da önemli bir hedef olarak görülmektedir. Bu konuda da yine sentetik fiber ve inert-inert olmayan filler uygulamalarından faydalanılacaktır. Ayrıca ekonomik irdelemelere konu olacak ve ABD’de uygulanan garantili kaplamalar için yeni bir sigortacılık yasasının Türkiye için de gündeme yakın plan dahil edilmesi önerilmektedir. Bu yazı belirtilen bu yaklaşımları temel gerekçeleri ile özetlemektedir.
Yüksek Oranda Geri Dönüştürülmüş Asfalt Kaplama (Rap) ile bir yandan da İstanbul’daki agrega temin konusunun yönetilmesi
RAP karışımlar bütünüyle ekonomi ve çevresel sürdürülebilirlik yönleriyle kullanılmaktadır. Bir yandan da kalker agregaları uyumlu asfalt kaplama agregaları olarak bilinmektedir. İstanbul’da bu anlamda ortaya çıkan agrega temin sorunları noktasında RAP uygulaması bir yandan da agrega temini bakımından ayrı bir avantaj oluşturacaktır. RAP malzemelerde İstanbul’da geçmişte kalker agregaları yaygınca kullanıldığından dolayı kazınmış RAP’ın taş mastik kaplamalarda kullanılması da ikili agrega kombinasyonları anlamında önemli faydalar oluşturacaktır. Taş mastik asfalt tekerlek izi problemini önlemek amacıyla geliştirilmiş bir kaplama türüdür. Bünyesinde selülozik fiber uygulamaları, soyulma önleyici katkı uygulamaları, elastomerik polimer uygulamaları yer almaktadır. Ayrıca agregaların dane dane kontağı nedeniyle bireysel agrega dayanımının yüksek olması gerektiğinden, kaba agregaların yük altında dane dane kontağı ile kırılmaması için özel agregalara gereksinim olmaktadır. Bu noktada bazalt agregaları ve kumtaşı agregaları TMA karışımlar için uygun olmaktadır. Asfalt imalatında agrega temini, üretilmesi, taşınması vb büyük maliyetler söz konusu olduğundan dolayı ve bazalt agregalarının da üretim maliyetinin çok daha yüksek oluşundan ötürü geleneksel karışımları yani kalkerlerin yaygın oranda kullanılacağı karışımları TMA performansı içerisinde kullanmak hedefi önemlidir. Karışımda sentetik fiberlerin kullanılması yaklaşımları ile, filler matriksi ve dolayısıyla bitümün matriks özelliklerini inert farklı özellikteki fillerler de ikame ederek yoğun gradasyonlu karışımların TMA performansına getirilmesi hedeflerini koymuş durumdayız. Bu konu İstanbul agrega kaynaklarının ve gerçeklerinin efektif yönetilmesi açısından son derece önemlidir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay’ın, asfalt kaplamalardaki yeni teknoloji yöntemlerini, agrega temin konusunu, yol çalışmalarındaki yeni yöntemlerin ekonomiye kazanımlarını ve Türkiye için uzun ömürlü garantili asfalt kaplamalar ile üstyapılar noktasında da yeni bir sigortacılık yasasının da ele alınması gerektiğiyle ilgili kaleme aldığı makalesini sizlerle paylaşıyoruz…
Kaplamaların ultra ince kaplama olarak inşası ve ekonomik kazanım
Ultra ince kaplama, 10-30 mm kalınlığında yeni bir yüzey aşınma tabakasıdır. Asfalt kaplamalarda; hafif tekerlek izi, çatlama, sökülme-dağılma ve diğer hasarları onarmayı sağlamaktadır. Ayrıca pürüzlülük, kayma direnci ve gürültü azaltma konuları bakımından kaplamayı iyileştirmektedir. Ultra ince kaplama hem ekonomik hem de çevresel faydaları olan sürdürülebilir bir kaplama malzemesidir. Kalınlık, geleneksel aşınma tabakasının 1/3–1/2'sine düşürüldüğünden, ultra ince kaplama malzeme maliyetinden 0-40 oranında tasarruf sağlar ve inşaat sırasında enerji tüketimini azaltır. Son yıllarda, birçok ülkede ultra ince kaplamanın saha uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Bazı tipik örnekler, ABD'de 20 mm NovaChip, Fransa'da 20–25 mm BBTM ve Almanya'da 15–30 mm SMA10'dur. Günümüzde ultra ince kaplama teknolojisi uygulanmış olsa da daha geniş uygulamasını sınırlayan bazı teknik dezavantajlar vardır. İnce tabaka kalınlığı, ultra ince kaplamanın alt kısmında daha yüksek çekme gerilimi ile sonuçlanmakta bu da tabakayı yorulma çatlamasına, soyulmaya ve yüzeysel toplanmaya karşı daha hassas hale getirmektedir. Ultra ince kaplamaların geleneksel açık veya yarı açık gradasyonları tıkanma sorununa yatkındır, bu da drenaj bakımından zayıf durabiliteye ve gürültü azaltma işlevsizliğine yol açmaktadır. Bu endişeleri gidermek noktasında, ultra ince tabakayı daha durabil hale getirmek için, esas olarak yapıştırma astar malzemelerinin iyileştirilmesine ve gradasyon tasarımının optimizasyonuna odaklanan çalışmalar yapılmaktadır. Agrega gradasyonu, ince asfalt kaplamanın yol performansı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Örneğin, stabil iskelet yapısı, kayma direncini ve mekanik mukavemeti iyileştirmek için faydalıdır. Düşük miktarda ince agrega içeriği ve küçük nominal maksimum boyut ile üretilen asfalt karışımları, rijitliklerinde daha fazla iyileşme ortaya koyar. Ek olarak, gelişmiş asfalt malzemelerinin uygulanması, ince asfalt kaplamanın özelliklerini açıkça iyileştirmiştir. İnce asfalt kaplamanın mekanik özelliklerinin ve fonksiyonel dayanıklılığının, farklı tipte asfalt modifiyerler kullanılarak önemli ölçüde arttırıldığı bildirilmektedir. Ayrıca, atık araç lastiklerinden elde edilen kırıntı kauçuğunun asfalt katmanlarının hem mühendislik performansını hem de gürültü azaltımını iyileştirdiği bulunmuştur. Ek olarak, ince asfalt tabakalarının laboratuvar ve saha performans değerlendirmesi için, özellikle kayma direnci ve gürültü azaltma gibi fonksiyonel özelliklere odaklanan bazı yeni teknolojiler geliştirilmiştir. Asfalt karışımların imalat fiyatlarının aşırı oranda artması, hammadde kaynaklarının korunması gereksinimi, sürdürülebilirlik ve çevresel yaklaşımlar ile asfalt kaplama kalınlıklarının azaltılabilmesi önemli bir yaklaşımdır. Asfalt kaplama kalınlıklarının azaltılabilmesi için karışımlarda farklı modifiyer uygulamaları direkte edilmektedir.
Su hasarı probleminin doğru değerlendirilmesi
Soyulma literatürde; su hassasiyeti, su hasarı, soyulma potansiyeli, soyulma gibi adlarla anılmaktadır. Soyulmanın önlenmesi konusunda esas belirtilmek istenen soyulmanın en az indirilmesi olmaktadır. Önleme esas anlamda en aza indirmek anlamında kullanılmaktadır. Soyulma önleyici katkıların başarı derecelerinin belirlenmesi ve doğru katkı oranına karar verilmesi konusu oldukça karmaşık bir konudur. Gereğinden fazla soyulma önleyici soyulmaya neden olurken gereğinden az kullanılma ise yetersiz adezyon olacaktır. Dolayısıyla doğru katkı oranına karar verilmesi noktasında kullanılan yöntemlerin verdiği değerler sorgulanmalıdır. Bilindiği üzere koşullu/kontrol koşulsuz oranlara dayandırılan soyulma performans incelemesi deney yönteminden deney yöntemine farklı sonuçlar verebilmektedir. Bu bakımdan yaygın kabul gören ve arazi performansını iyi temsil ettiği düşünülen Modifiye Lottman testinin uygulama anlamında yaygınlaştırılması, bununla birlikte agrega bantının genelini temsil edecek görsel soyulma testlerinin ve ayrıca su hasarı anlamında yorum verecek olan Hamburg tekerlek izinin birlikte sorgulanması soyulma probleminin daha iyi yönetilmesine katkıda bulunacaktır.
Garantili kaplamalar için yeni bir sigortacılık yasası
Esas itibarıylaTürkiye karayolu endüstrisi önemli bir başarıyı yakalamış ve gelişmiş dünyayla uygulamalar anlamında entegre olmuş durumdadır. Geleneksel ve modifiye karışımları büyük bir başarıyla uygulamaktadır. Türkiye’de yükün büyük oranda karayollarından taşındığı düşünüldüğünde, örneğin İstanbul’da trafik yoğunluğuna da bağlı olarak kaplamalarda yüksek yükleme süreleri bulunmaktadır. Bu şartlarda dahi kaplama iyi performanslar vermiştir ancak artık yorulan kaplamaların geri dönüşümü büyük ölçüde zorunlu hale gelmektedir. Bu bağlamda iki konu öne çıkmaktadır. Birincisi; geleneksel modifiye edici çok bilinen katkıları bir yandan kullanırken bir yandan da bu kimyasal modifiye edici katkılarla birlikte, fiziko-kimyasal modifikasyon sağlayacak sönmüş kireç, diatomit, farklı fillerlerin denenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla yüksek oranda geri dönüşümün başarılmasında, daha uzun ömürlü garantili kaplamaların oluşturulmasında farklı türdeki katkıların yani çoklu katkı seçeneklerinin bir arada uygulanması gerekmektedir. Bu noktada özellikle sönmüş kirecin Türkiye koşullarına çok uygun bir katkı türü olacağından hareketle diğer polimerik katkılarla bir arada kullanılması ile mevcut trafik koşullarının karşılanabilmesi ancak mümkün olacaktır. Bu konuda da büyük ekonomik kazanımlar elde edilecektir. Ayrıca Türkiye için uzun ömürlü garantili asfalt kaplamalar ve üstyapılar noktasında da yeni bir sigortacılık yasasının da ele alınması yakın gündemde tutulması gerekmektedir.


Burak KORZAY-İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSFALT Genel Müdürü
