135 yıllık tünelin hikayesi

09 Ekim 2018 Salı - 09:15
Kategori: Haber

PAYLAŞ

135 yıllık tünelin hikayesi
135 yıllık tünelin hikayesi

Halil Rıfat Paşa Tüneli, 1827-1901 yılları arasında yaşayan ve Osmanlı sadrazamlığına kadar yükselen Halil Rıfat Paşa'nın Sivas Valiliği (1882-1885) sırasında Dereli ilçesi Kanlıhan mevkisinde yaptırdığı tüneldir. "Gidemediğin yer senin değildir" sözünün sahibi olan Halil Rıfat Paşa'nın bu sözü Giresun – Dereli - Şebinkarahisar bağlantısını kuran yol için söylediği rivayet edilir

Türkiye’de bulunan en eski karayolu tünellerinden biri olan Halil Rıfat Paşa Tüneli, ismini aldığı dönemin Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa'nın "Gidemediğiniz yer sizin değildir" diyerek işçilere verdiği talimat üzerine zorluklarla açılır. Günümüzde Giresun - Sivas arasındaki ulaşımı sağlayan yolda bulunan 35 metrelik tünel, sağlamlığını günümüzde de korumayı sürdürüyor. Tünelin yapılma hikayesi ise oldukça ilginç:

Halil Rıfat Paşa, yas tutulan günlerin birinde Şebinkarahisar Mutasarrıfı Reşit Paşa'yı huzuruna çağırıp o ünlü sözlerini söyledi. "Giresun bizim kazamız muhkem bir yol vurula." Bu emir üzerine binlerce insan yola dökülür. Önce bir heyet bir keşif yapar. En uygun güzergah olarak Şebinkarahisar – Asarcık -Eğribel – Tamdere – Kürtün – Kulakkaya – Taşhan – Kayadibi - Giresun istikameti uygun bulunur. Zaten bu güzergah üzerinde Fransızlardan kalma eski bir yol vardır. Bu yol izlenip topraklar eşilmeye kayalar delinmeyi başlanır. Asarcık geçilir, Eğribel aşılır, Tamdere geçilir ve Kanlıhan'a gelinir. Bu yörede yol bir türlü yürümüyordur. Çelikten daha kuvvetli kayaları delip varmak ne mümkündür. Gün geçtikçe amelelerin morali bozuluyordur. Sonunda işçiler aralarında bir heyet seçip Vali Halit Rıfat Paşa'ya gönderirler. Amaç yol yapımından Vali'yi vazgeçirmektir.

Vazgeçmek yok

Heyet üyeleri Sivas'a gelir ve valinin huzuruna kabul edildiler. Yolun durumu ve çalışmaları Vali Halit Rıfat Paşa'ya bildirirler: "Paşam öyle bir bölgeye geldik ki bu bölgede kayaları delmek mümkün değil. Taş değil çift su verilmiş çelik adeta. Eğer devletimizde müsait görürse çalışmalardan vazgeçelim. Yolu Kanlıhan da bırakalım" derler. Paşa bu isteğe çok kızar. Elini gümüş sırmalı kesesine götürür ve bir altın lira çıkartıp sözcüye doğru uzattır; “Ameleleriniz tamamı bu kadar da mı taş koparamıyor." Sözcü böyle bir soru beklemiyordur, boynunu büküp cevap verir; "Kopuyor koparıyorlar Paşam" der. Paşanın cevabı ise kısa olur: “Öyleyse mesele yok devam edin." Yol yapımına geri dönen işçiler, zor da olsa tüneli kazmayı başarır ve Kanlıhan geçilmiş olur. Kürtün üzerinden Kulakkaya'ya oradan da Giresun'a varılır. Yol günün koşullarına göre oldukça geniş ve kervanlı bir yoldur. Yan yana iki katır, hatta atlı arabalar geçebilecek genişliğe sahiptir.


 


 


 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER